Create a Myspace LED Scroller



Create Your Own Countdown




< kucuk iskender - Kimsesiz Aşkları Yetiştirme Yurdu - Blogcu

Kimsesiz Aşkları Yetiştirme Yurdu

22/4/2007 - Küçük Bir İskender'den..

Kategori: kucuk iskender

   

yüzünün yarısını bana vereceksin!"
yüzümün bir yarısı intihar eden sevgilimin peşinden gitti. öte yarısı film artisti olmak için evden kaçtı.

-"ellerinden biri benim olsun!"
ellerimden biri en büyük aşkımın saçları arasında kayboldu. ötekisi hapse girdi.

-"çocukluğunun en güzel günlerini bana armağan et!"
çocukluğumun en güzel günlerinden bazılarını kurtlar yedi. geri kalan kısmını ise çocuk esirgeme kurumuna bağışladım.

-"umutlarının aynısından bana da ısmarla!"
umutlarımın bir kısmından hüznüme şahane bir sos hazırladım. arta kalan kısmını evlatlıktan reddettim.

-"hiç kimsenin bilmediği yerlere gidelim!"
hiç kimsenin bilmediği yerlerin bir bölümü düşler altında kaldı. diğer bölümlerin inşası sürmekte.

-"herşeyini bana anlat!"
herşeyimin bir parçasından trajedi imal ettiler. boşta kalanlarını da sucuk yaptılar.

-"kalbinin temizliği için gündelikçi olabilirim!"
kalbimin temizliğinin bir katıyla uzayın sonsuzluğu ilgileniyor. öte katlarında zaten belalı yalnızlıklar yaşamakta.

-"hiç ayrılmayalım!"
ayrılıkların çoğunluğu ruhun iklim şartlarından: sen karasalsın, ben ılıman. ayrılıkların azınlığı bitki örtüsünden: sende kaktüsler var, bende plastik vazo çiçekleri.

-"saçmalıyorsun artık!"
saçmalıklarımdan kimisini hayattan aldım. kimisini alkol sanıp içtim.

sen iyisi mi üstüne basacağın bir mayın bul ve beni unut!

 

Küçük İskender...

                              

Yazdıklarıma Cevaplar (3) :: Fikrini Yaz! :: Bağlantı

11/2/2007 - Kitap Arkası Yazıları {Küçük İskender}

Kategori: kucuk iskender

Periler Ölürken Özür Diler: Ters dönmüş bir hamamböceğinin, kabuğu çatlak bir kaplumbağanın, renklerini terketmiş ölü bir gökkuşağının yanıbaşında, arka bahçenin bütün güzel haylaz çocuklarına yazılan şiirler... Çok kötü niyeti olan şiirler... Şiirler...

 

 

Bahname: Başka Şeyler bendim gülüşünüzün yedek parçası ateşböcekleri sıçrardı kahkahanızdan. boyamışsınız yüzünüzü kınalı bir akşamüstüyle işte vaktiniz olsa flu resmimi de çekerdiniz kıçınız siklamen vazo ve dahi filbahri penisler buralarda her şey biraz da tene koşuyor.

 

 

Ciddiye Alınmadığım Kara Parçaları: Bakışlarından ölümsüzlük dersi alan tanrının sofrasında nemli bir tuzluk gibi tıkalıyken kalbim Parmağımdan çıkartamadığım bir yüzüksün sen..

 

 

İpucu Bırakma Sanatı: Kuruyup düşen yaprağını düşünür mü ağaç hiç gözyaşı kanallarında gondolla dolaşırken aşk bir isim tamlamasına dönüşmek isterken iki sevgili.. Tek derdi, kendi derinliğine çekilmektir acının; suyu suyla kirletmek kadar masum bir gözü öteki göze düşman etmek kadar tehlikeli.. Birbirlerine çarpa çarpa batan gemiler ağlaşan mürettabat, ağlaşan halatlar, ağlaşan kaos
ağlamayı savaşmak sanan zavallı cahil melankoli.. Bilinmezin içinde pusuya yatmışken bilim hayatın dağlarına çekilmişken eşkiya durumlar insan yalnızca, bir gün öleceği için sevinmeli..

 

 

Karanlıkta Herkes Biraz Zencidir: Hüzün benim iç hastalığım yeni yıkanmış bir beyin gibi duruyor tarzımdaki hususi siyaset! Hangi meydanlara çıkacağım bakışlarımı sahiplenip, ölürüm bundan sonra, hilkat kadar sahiciyim ben de talibim feyze, ancak, kuvvetimdeki çağ garip! su kadar aziz'im, yakılan oteller kadar edip!!

 

 

Ortadoğa Hapishanesi: Yaşadıklarını markalaştırmayanların huzuruna bir bakın! Günlük hayatlarında tek bir reklam spotu bulunmayanlara! 'Bir günlük ömrüm kaldı! ' diye yırtınmayan kelebeğe, attığı derisini 'hatıradır' diye saklamayan yılana, döktüğü yaprakları torunlarına bırakmaya kalkışmayan ağaçlara, evini müzeye dönüştürmeyen, mazisini bir vakanüvis gibi kaleme almayanlara, hoşgörüyü demokrasi illeti saymayanlara, anarşizmi terörizmle karıştırmayanlara, eğlenmeyi boyalı basının su bazlı boya fıçılarıyla ifade etmeyenlere, yatak odasını kasap dükkânlarına taşımayanlara, onlara, doğal olanlara bir bakın! İmreniyor musunuz?

 

 

Bir Çift Siyah Deri Eldiven: Önümde bembeyaz bir sayfa var: Henüz kirlenmemiş, sözcüklerin gizli anlamlarıyla lekelenmemiş, hayata karşı saf, ölüme karşı çaresiz, tehlikeye karşı hazırlıksız, çirkefliğe karşı tetikte bir sayfa. Yeni bir sayfa bu. Geçmişini hatırlamayan, geleceğini unutmamış, bilgiyi sevgiyle eş koşan bir sayfa. Kavgayı rant edinmeyen. Eleştiriyi hırçınlıktan kesip ayıran. Cesur bir sayfa. Yalnız bir sayfa. Türkçe edebiyatın simli simasına alaycı bir tebessüm gibi yapışan, özveriyi saadetin manası sayan bir sayfa! Bu sayfa bana ait. Bu sayfaya yazmam artık şart. Her şeyi, evet her şeyi bütün açıklığıyla dile getirmem, söze getirmem, yazıya getirmem gerek. Neyi nereden alırsam alayım, neyi nereden sökersem sökeyim, acıya da, sevince de tahammül edebilmeliyim. Şiirin bana verdiği iksir, şiirin bana verdiği tasa herkese eşit dağıtılmalı. Şiir yazmayı, şiirle yaşamayı kabullenebilmiş bir kalabalığın içinde yeni çağın yenilenmiş mısralarına gömülmeliyim. Şiirin olgun tavrını çocukluğuna vermeliyim. Ölmeyeceğimi anladım. Yaşadığıma inanmalıyım şimdi. Talebem Martı'nın yanına dönmeli ve aşka başlamalıyım. Makul ölçüde hüzne inanmam kaçınılmaz oldu. Hüzne biraz da medeniyet katmalıyım.

 

 

Bir Daha Bana Benzeme Angel: Gecenin hız sınırına yakınken durdurdum bedenimi kaportada eski bir damadın çamura bulanmış papyonu arka koltukta gözyaşlarına boğulmuş bir gelinlik vardı; mart ayının soğuk bir salonuydu...

 

 

Pop’Hart: Hayvanlarla hayvan olma. Haklıysan inat et. Payına düşeni söke söke al, iç, dans et, seviş, oku, seyret, dinle. VE DÜŞÜN! Hayatını adayacağın idealler, ruhunu büyütecek düşler edin. Vücudunu ise çöpe at! HEMEN!

 

 

 

Cehenneme Gitme Yöntemleri: Sıralı sırasız kaybettim arkadaşlarımı.. Çekildiler: Cehennemin en kuytu köşesine doğru yalınayak. Çekildiler: Hiç varolmadan, hep yok olmayı tasarlayarak. Kimi on yedisinde, on dokuzunda; kiminin yaşı bile yok.
İçli bir keman sesiyle.. İçil bir titreşimle.. İçli bir davasızlıkla.. Çalışmayan, melodisi olmayan bir müzik kutusu gibi.. Çekildiler: Zebanilerin dudaklarında ruja dönüştüler. Çekildiler: Altın bir tencerede

kaynayan su örümcekleri gibi.. Bazısının yalnızca gözleri güzeldi. Bazısının yalnızca kararan bakışları.. Bazısının yalnızca ifadesi güzeldi. Bazısının yalnızca kahkahası.. Bazısının yalnızca ölmesi güzeldi. Bazısının yalnızca oyuncakları.. Onlar enjektörlerle avundular.
Onların elindeki anahtardı enjektör. Bir tuhaf şatonun kapısını açtılar! Gittikleri yerde, şimdi, en çok hangi şarkıyı mırıldanıyorlar?

 

 

İnsectisid: Hepimiz karanlığı sığınmış böcekler değil miyiz aslında... Antenlerimiz korkuyla, acıyla, aldatılmanın ironisiyle titremiyor mu sanki... Saklandığımız yerden yeryüzüne, yeryüzünün kötü adamlarına şüpheyle yaklaşmıyor muyuz.. Bizler de delirmeyecek miyiz bu sistemde, bu koşullarda, bu baskıyla... Her an üstümüze bir terlik inebilir, sevgilimizin yüzü cibinlikle örtülebilir ya da ruhumuza sıkılan bir flitle zehrin doruklarına ulaşabiliriz.. Artık mutluyuz. Çünkü bunca böcek savarın saldırıya geçtiği bir coğrafyada ters dönsek bile hala ayaklarımızı oynatabiliyor ve gökyüzüne, gökyüzünün şahane yıldızlarına, yıldızlardaki küçük prenslere umutla bakabiliyoruz. İyiyiz, iyiyiz... Hakikaten iyiyiz. Öldüremiyorlar. Ezemiyorlar. Milyonlarcayız. Daha da milyonlara katlanacağız. Gülümseyin ve gülümseyebildiğiniz için ağlayın!

 

Yazdıklarıma Cevaplar (3) :: Fikrini Yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Eğer benim olsaydı size zaman hediye ederdim..Elimde değil.. Ancak şimdi sana koca bir boşluk getiriyorum kucağımda.İcinde saf sözcükler ve dağılmış bir ben olan..Zamanlı zamansız...Tamamen senin..İstediğin gibi doldur..Sevdiğin kadar anla,anladığın kadar sahip ol...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
damlacan
anlatilacakoykuler
moumoum
hircinyesilbirkuzum
rozalin


Get Your Own Player!








Günlük Burç
Türkçe - & Ingilizce Sözlük
ç - İ - ş - ö - ü
Kelime:
Türkçe'ye & Ingilizce'ye