Create a Myspace LED Scroller



Create Your Own Countdown




< Ceyhun Yilmaz - Kimsesiz Aşkları Yetiştirme Yurdu - Blogcu

Kimsesiz Aşkları Yetiştirme Yurdu

11/2/2007 - Ceyhun Yılmaz'dan Aks Edenler

Kategori: Ceyhun Yilmaz

Bir sabah hıçkırıkla uyansan .. Pencerelere koşup güneşi arasan .. Umudun kenarını kemire kemire .
Akşamı alsan odana .Beni ne kadar seversin kim bilir... Sonbahar olsan, bütün kış sana ısınsam .
Yağmur düştüğünde pencereme .Geldiğini anlayıp koşa koşa .Kısa kollu yüreğimle yollara koşsam
Döktüğün yaprakların kuruluğuna aldırmadan .Avuçlarıma alıp yüzüme sürsem .Gözyaşlarımla yaprakların ıslansa .Bu sonbahar gelsen .Gelsen de artık ağlamasam..

 

 

Hiç anlamadın beni .bir geminin limandan ayrılmasına .ağladığımı görmedin .sen bilmezsin .

liman olurum ben giden her vapurun ardından .bazen deniz.... ve bir geminin pervanesi değidir
betona çarpıp üstünü ıslatan o damlalar!  el sallamalar arasında göz yaşlarımı dalga sanır herkes..

 

 

Al beni gidelim buradan . Yada ben gideyim senden. Gideyim, Gidiyorum diye üzülme .

Çekmem gözlerimi gecenden... Hatırlatırım sana kendimi, Anlamsız bir rüyanın son hecesinde...
Yarın sabah olmasada .Bir sabah kalkacaksın .Her sabahtan erken, hiç gerek yokken ..
Dudaklarındaki tebessüm güldürecek insanları .Hep sevecekler seni .Benim seni hep sevdiğim gibi...
Anlamadın di mi? Gittim ama mutluluğu bıraktım kanına!

 

 

 

bir tek senin görebileceğin bir yerden .sana gülümsüyorum... onların duydukları kahkahalarım değil .
aşkı tarif gerekirse sana .anlatayım. aşk ne biliyor musun? benim sana yaşadığım, senin durmadan üstüne bastığın..

 

 

 

Uzun zamandır yoksun .Yoksun lu sabahlara uyanıyorum .Aynı ..Bildiğin gibi .. Yeni bi şey yok ..
Eski bi şey de yok .. Sen gibi.......... Bir ben kaldım .O da... Ben miyim değil miyim belli değil artık ..
Arta kalan ne ki? Daha ne kadar özleyebilirim seni ? Şimdi yalvarsam geçmişime .Bir gün daha yaşamak istesem misket oynadığım sokakta .İlkokuldaki yerli malı haftasına katılsam?
Bana 3 beden küçük gelir çocukluğum. Sende öyle sevgilim .Boşluğunu dolduramaz kimse demiştim giderken..Gelme......... Sana bol gelicek artık bu aşk!

 

 

 

Ayrı kara parçalarında .Ortak gökyüzüne bakmanın .Avuntusu var şimdi .Ne denir ki bu aşka... Yokluğumun kültablasında .Kırmızı rujlu sönmüş sigara izmariti .Üzerine yatamadığımız bir yatak gibi kaldı aşkımız .Ne denir ki bu aşka... Çarşafı bozulmayan bir sevdamız var şimdi

 

 

 

Gözlerine bakarken umurumda değil mevsimler .Gülüşün hep deniz kenarı bana .

Sen bir adım attığında göreceksin .Elinde balonlarla bekleyen o adam benim .Aldığım en derin nefessin sen .Dudaklarının dudaklarımdaki işgali hala yüreğimde .Nefes alıyorum ama hala bulamadım seni .'ben sana yanarken şimdi...sen kim bilir nerede üşüyorsun”

 

 

 

Öylece durmayı seviyorum ben.. Durup ardından bakmayı.. Sen yürümeyi seviyorsun ama arkana bakmadan.. yaprak seviyorum ben yaprak.. Kuru, yaş ayırmadan.. Sen ezmeyi seviyorsun, neye bastığına bakmadan..Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını.. Herkesin yüzü gözü ıslak, Başları eğik omuzlarının arasında.. Yağmur yağdığında... Herkes.. Benim hep olduğum gibi

 

 

 

Herhangi bir geminin limandan ayrılmasına bile ağlar oldum. Sonra akşamların gelişi gündüzlerin  vedası üzdü beni .Sayende yaşadığıma bile efkarlanıyorum .Artık gerisini sen düşün .Sebepsiz hüzünlerdir benim kirpiklerim .İster istemez öpüp kaçarlar beni .Hiçbir şey olamamış gibi .Nasıl bir selama mutlu oluyorsam .Sensizliğimde bir yağmur damlası bazen kahrediyor beni .Çok genç öleceğim belki .Belki de yaşayanlar kendi nefeslerine bile inanamayacaklar öldüğümde .Elbette her veda gibi hüzünle uğurlanacağım .Kimileri üzülecek kimilerinden fazla .Az yaşadı diyecekler arkamdan az yaşadı ..Ama çok sevmişti...

 

 

 

Sevgim avuçlarımda uyandım yine bu sabah .Bir baktım yoksun .Sevgimi bırakmışsın öksüz .

Hemen aldım avuçlarıma .Sen bıraktın, Ben koyacak yer bulamadım... Cam kenarına koysam güneş alır, İçerisi zaten nemli .Başkasına göstermemeli .Avuçlarımda sevgim .
ÇARESİZLİĞİ BİLİR MİSİN?  BİLDİĞİNDEN DAHA ÇARESİZİM...

 

 

 

Eskiden buralara güneş doğardı .Kuş seslerini kessen .Kuşlar kızardı .Yüzümde tebessüm bahardı .
Senli şarkılarım vardı benim .Bir gittin .. Gidişinle yağmur ağladı.

 

 

 

Bir sızı gibi geliyor uzaklardan sesin .Fakat değil..nedense kalbim ağrıyor .

Yoldan gelip geçenler şaşkın .İki yıldız alıyorum gökyüzünden ödünç..göğsüme tutuyorum utanarak .
Seni görüyorum bir an..görüyorum ve inanamıyorum .Evet! görünce inanamadım.. Tabiki çok güzel olmalıydın fakat sadece bakışlarınla kalbimin ritmini değiştiremezdin ..
Naptın..naptın! ! Öldürür gibi baktın .Bir tatlı sevinçti gelişinin heyecanı.. YÜREĞİMDEYDİ..
Gökyüzünden süzüldü, bana doğru yaklaştı..beni seçmişti.. Dudaklarıma dokundu, dudaklarımı ıslattı... ama GİTTİ! !  Bir serseri YAĞMUR DAMLASIYDI!  Bulutların arasından gördüm sapsarı saçlarını .. Baktığım her an kaygı duydum .. Sanki kaybolup gidecektin . Her an kaybedişimin heyecanı yüreğimdeydi . Hep kaybetmişitm, bugün de mi? Her dakika gözümün önünde olman için dua ettim ..
Ama gitmedin..yüreğimdeki sevgiyi bitiremedin . Benim de olmadın... Yaklaşmaya çalıştım... yandım..    GÜNEŞTİN! !! !

 

 

Gidiyorum artık gecenden .Benden bahsetme gelen yıldızlara .Gittiğimi bilmesinler .Yokluğumla seni üzmesinler .Soran olursa beni .Kalbini göster .İşaret parmağın dudaklarını kessin .Herkes göğsünde uyuduğumu bilsin…

 

 

 

Her yağmur ağlatmazdı beni .Gidişin olmasaydı... Bu kadar geçmezdim kendimden .. Çoluk çocuk bile tanır oldu kederimden... Gitmeseydin de hep ağlasaydım .. Adam demesinler bana sensiz .. Ve bil ki nerde güzel bir şiir duysan .. Artık hepsi benim...

Sen hüzünsün tenimde .. Hüzün bahçemizin en bilindik çiçeğiydi .. Hüzün ektik, acı kokladık yıllarca
Sonbaharda doğmuş anne babanın ..Yağmur çocuklarıyız biz .Ondandır her ayrılığa Hüngür hüngür ağlamamız…

 

Gittiğinden beri yalnız yanaklarımdı ıslak
Herkes bana bakardı sokaklarda
Bir gün gelirsen bu şehre...
Herkesten özür dile
Sayende yalnız yanaklarım değil
Artık İstanbul'da ıslak

 

Karanlık yolların hep ışıksız olduğunu söylemediler bana
Bir gün biter sandım gönül yaşları, BİTMEDİ..
Yokluğunun bulutları içimde, GİTMEDİ!
Her sabaha karşı ben durdum ben
Beceremedim..tutamadım güneşleri
Hep doğdu üstüme
Dert kurdu derdime
Titredi ellerim..
Üşüdüm..ısıtan yok
İLACI YOK Kİ YOKLUĞUNUN HÜKMÜ OLSUN
Boynumda asılı utancım, başımı kaldıramıyorum
Söylemediler bana gülmenin ayıp olduğunu ben küçükken
Söyleselerdi gülemezdim zaten
Acıyla anladım, acıyla kurdum en sevdiğim cümleyi
Silsen de kurumuyor bu göz yaşları
YÜREĞİMİ KURUTMADIKÇA! ! !

 

 

 

 

 

 

 

 

Söylediler
Gelmedi dediler inanmadım
Beni en çok o severdi dedim.
İnanmadılar..
Arkamdan gülermişsin hep, inanmadım
Bakın dudagımda izi var dedim
Göremediler
Bi de ben baktım
Ben de göremedim
Yani sen gerçekten sevmemiş miydin
Yani ben bosuna mı aglamadım hiç
Hiç ölmedin mi sen bana
O zaman tutmayın beni
Sakın tutmayın
Bırakın, öpsün yanaklarım topragı…

 

İşim çok zor benim
Yüreğimin işi yalnızlık caddesi
Elim yüzüm kir pas değil ki
Sevdanla kirli
İşim çok zor benim
Her sabah erkenden kalkıp
Seni seviyorum

 

kimseye soramıyorum seni!
kirlenme diye hiç öpmedim ya...
belki başkasını seversin diye,
hiç söylemedim sana sevdiğimi.
bilmiyorsun,
boğazımda düğümsün!
yutkunsam gideceksin,
yutkunmasam...
ölürüm...!

 

 

Birgün sende anlayacaksın..
Kalabalıklardan kaçıp,
Dizlerini karnına kadar çekip ağlayacaksın!
İşte o an özleyeceksin..
Eski sevgilini değil,
Pili bitmiş oyuncak ayını..
Yanından ayırmadığın saflığını..
Sen de birgün anlayacaksın
Dizlerini karnına kadar çekip,
Çocukluğuna ağlayacaksın..
O küçük kız çocuğu değilsin artık..
Tel sarar kızıma tel sarar diyen babana
Benzemeyecek bazı erkeklerin gözleri
Ve özleyeceksin kendini
O küçük kız çocuğu değilsin artık..
Ama birgün sende anlayacaksın
Kenarları dantelli elbisesiyle
Saçlarını özene bezene
Yanlara ördüğün bez bebeğini
Nereye koyduğunu
Hatırlaman gerektiğini..

 

 

 

 

adımın bazı kağıtlarda
adının altına yazılması bile artık beni
mutlu ediyorsa
bu benim utancım değil

 

Gittiğine inanmak istemezki gözlerim
Mademki gitmedin ne bu gözyaşları derse biri ne cevap veriririm
Dudaklarımı ıslatan yağmur bir daha yağsa nasıl yalnız ıslanırım
Giderken hiç düşünmedin mi?
Sabah odama gelse güneş sensiz nasıl uyanırım
Hep korktuğumuz ölüm hani ikimizi birden götürecekti
Şimdi gelse tutsa kolumdan ben nasıl giderim

 

Madem bu kadar büyük aşkımın bile sende sonu var
Var ki çekip gittin
Ayrılığın, hüznün niye sonu yok?
Nefret oldun bende gide gide
Ne vardı diyorum ne vardı
Geceme gelsen, ay utansa sevincimden
Yıldızlar kıskansa neşemi
Bir gülüşüne ölecek kadar sevsem
Ne vardı...

 

Gitmek kadar kolay gelebilir ayrılık sana
Bir gece uyanınca bir gece yarısı uyanıpta
Yüreğine bakınca anlarsın
Gözlerin karanlığı seçer ağlarsın
Bütün çekmecelere bakıp bulamazsın
Bulamazda hüngür hüngür ağlayıp yokluğu anlarsın
Sevinciyle uyandığım, sabahlara kadar ağladığım
Bir gülüşüne çiçekler açtığım
Sebebim, sevincim, herşeyim nerdesin
Güneşlerim battı, şiirlerim bitti nerdesin

 

Kaç sabahtır geceye uyanıyorum,
Ne oldu güneşe, aynalarda yokum.
Dostlarım bir sıcak selamımı almaz oldu
Dumanı tüten gözyaşlarıma dokunuyorum,
elimi ısıtmıyor.
Seni özlemek istedim oda olmadı
ve sonra ağlayınca farkettim
gözyaşlarım yanaklarımı ıslatmıyor
yüreğimde bir ağrı, bir tek onu hissediyorum
Hissedince anlıyorum, keşke veda edebilseyim sana
Sımsıkı sarılıp güzel saçlarını koklayıp gitseydim
Ölmüşüm ben bebeğim ölmüş
Herkesin korktuğu gün bana bugünmüş

 

Seni düşündükçe herkesi seviyorum
Bütün öykülerin hayal kahramanı benim
Kimse üzemez artık beni
Hele gülüşün aklımdayken
Yağmur bile yağsa...
Yüzümü yıkarım hüzünle...

 

 

Rüzgarı seviyorum en çok
Çünkü bir rüzgar seviyor beni
Ensemden okşayıp
yanağımdan öpüp gidiyor
Ne zaman öpüceğini bilmeden
hep seviyorum rüzgarı
hep essin istiyorum bir rüzgar
Rüzgarı seviyorum en çok
Güneş açsa eriyorum
Yağmur yağsa ıslanıyorum
Rüzgarı seviyorum en çok
Ben en çok rüzgarı seviyorum ya
Sen rüzgarsın galiba

 

Işığından bakamadım gözlerine bu kadar mı güzelsin
Güzel neyse ondanda güzelsin
Ellerim dokunmak istedi sol koluna
Yapma dedim yapma
Onu yaşamış sayma...hepimiz yaşayıp ölebiliriz bu oyunda
Onu bu oyuna sokma...

 

Sessizce seviyorum seni
Söylesem de duymazsın zaten
Senin gözlerin gibi bakıyorum sana
Senin bana bakmadığın gibi
Dokunmuyorum sana
Zaten tutmak istesem de
Yapamam kıyamam sana
Dokunduğumda öleceksin biliyorum
O yüzden seni hep
Bir camın ardından seviyorum

 

Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle arkandan yana yakıla değil
Hüzünle, kahırla değil
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle sensizliğe yanıp sabahlara kadar değil
Ben seninle ağlamak istiyorum
Omuzunda ki
değmeli yanaklarımdan
birkaç tuzlu damla omuzlarına
Tadını hiç bilmediğim dudaklarını öperken
Ağlamak istiyorum ki hiç bilmediğim tadı
Değsin gözyaşlarımın, dudaklarına
Ve bir an gözlerini aç ki ben kaybolayım
Doğada olmayan mavilikteki gözlerinde
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle bir ağla ki benle okyanusunda kaybolayım
Öyle sensizliğe, hayata değil
Benimle olduğun için
Bir gece sabaha kadar
Seninle ağlamak istiyorum
Öyle yanında falan değil
Gözlerinin okyanusuna bakarak
İçinde son kulacımı atana kadar
Ben seninle ağlamak istiyorum
Ama sen ayçiçeği gibisin
Gündüz güneş açınca ohh..
Hep yanımdasın gündüzleri
Ama boynum bükülür hergece
Söz verdiğin saatte gidersin çünkü
.                                           

Yazdıklarıma Cevaplar (3) :: Fikrini Yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Eğer benim olsaydı size zaman hediye ederdim..Elimde değil.. Ancak şimdi sana koca bir boşluk getiriyorum kucağımda.İcinde saf sözcükler ve dağılmış bir ben olan..Zamanlı zamansız...Tamamen senin..İstediğin gibi doldur..Sevdiğin kadar anla,anladığın kadar sahip ol...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
damlacan
anlatilacakoykuler
moumoum
hircinyesilbirkuzum
rozalin


Get Your Own Player!








Günlük Burç
Türkçe - & Ingilizce Sözlük
ç - İ - ş - ö - ü
Kelime:
Türkçe'ye & Ingilizce'ye